www.camises.com.tr
PLASTİK RAHLE

Diniajans.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
HASAN REKLAM-2
Bu haber 8509 kez okundu. | Kategori : YAZARLAR
Haberin Tarihi :   09 Aralık 2016 - 09:10

HALEB’DE ÖLEN İNSANLIĞIMIZ YA DA MÜSLÜMANLIĞIMIZ KAÇ ARŞIN?

Büyüt
Küçült
HALEB’DE ÖLEN İNSANLIĞIMIZ YA DA MÜSLÜMANLIĞIMIZ KAÇ
Birçok şey insanı kızdırabilir ya da canını sıkabilir. Mesela senin canını ne sıkar ya da seni kızdırır Müslüman! Mesela ocaktaki yemeğin altı tutunca mı? Ya da yeni aldığın takım elbiseye bir şey sıçrayınca mı, gözün gibi koruduğun arabanın altını bir tümseğe sürtünce mi, ya da tamirat için getirdiğin ustanın işini yarım bırakması mı, bir kucak para verip aldığın son model telefonun ekranı bozulunca mı? Ya da başkaca neler senin canını sıkar ve seni kızdırır. Bütün bunlar seni kızdırmak için canını sıkmak için yeterli ve önemli şeyler mi? Ya da öyle mi olmalı?

HALEB’DE ÖLEN İNSANLIĞIMIZ YA DA MÜSLÜMANLIĞIMIZ KAÇ ARŞIN?

Birçok şey insanı kızdırabilir ya da canını sıkabilir. Mesela senin canını ne sıkar ya da seni kızdırır Müslüman! Mesela ocaktaki yemeğin altı tutunca mı? Ya da yeni aldığın takım elbiseye bir şey sıçrayınca mı, gözün gibi koruduğun arabanın altını bir tümseğe sürtünce mi, ya da tamirat için getirdiğin ustanın işini yarım bırakması mı, bir kucak para verip aldığın son model telefonun ekranı bozulunca mı? Ya da başkaca neler senin canını sıkar ve seni kızdırır. Bütün bunlar seni kızdırmak için canını sıkmak için yeterli ve önemli şeyler mi? Ya da öyle mi olmalı?

Peki

Hama yerle bir edilince, Humus’lu Zeynebin iffetine dokunulduğunu duyduğunda, Halep’in bombalarla yerle bir edildiğini, un yapmak için öğütülmek üzere yıkıntılar arasından toplanacak nohut ve makarna dahi kalmadığını işittiğinde, Camilerin yıkılıp, Mushafların yakıldığını haberlerde izlediğinde, Arakanlı Müslümanların Budist Rahipler tarafından ateşlerde yakıldığını öğrendiğinde, zulümden kaçan çaresiz insanların Ege’nin buz gibi sularında can verip yavrucakların cansız bedeninin kıyıya vuran fotoğrafını gördüğünde, Osmanlı’nın son Murabıtları Bayırbucak Türkmenlerinin ateş altında kaldığına şahit olduğunda kızmaz mısın ya da canın sıkılmaz mı?

Yoksa senin canını sıkan başka şeyler mi var? Mesela; şu her yerde dolaşan, fırınların önünde verilecek bir ekmeği bekleyen, çöpleri karıştırıp bir şeyler arayan, fakirlikten fuhşa zorlanan, ucuz iş gücü olarak görülen, muhacirler çok mu oluyorlar. Ya da Suriyeli ailenin 4 aylık bebekleri Faris Hıdır Ali, soğuktan donarak hayatını kaybetti.”şeklindeki haberler; Göz ve gönül konforunu mu bozuyorlar. Hayatı çekilmez mi kılıyorlar. Ya da bütün sorunların kaynağı bunlar mı?

Seni ne rahatlatır peki;

Savaşa rağmen bu Suriyelileri Esed’e teslim etsek, Suriye’ye gönderip kapıları kapatsak ve, hep beraber gözlerimizi kapatsak, haberlerde Mısırdan, Gazze’den, Bangladeş’te İdam edilen Müslüman âlimlerden bahsedilmese, mesela, bütün sorunlar hallolup, zihin konforun yerine gelir ve can sıkıntıların geçer mi Müslüman?

İyi de nerede kaldı Ensar-Muhacir kardeşliği edebiyatımız? Yoksa o konu sadece ; “bu yıl da tatili Umrede geçirelim diye gittiğin Medine’de hocaların vaaz ve gözyaşı sohbetlerinin konusu mudur sadece.” Ya da bazı kitaplardaki eski hikâyelerden ibaret parçacıklar mıdır?

Hani Müslümanlar kardeşti. Hani mü’minler bir binanın tuğlaları gibi bir vücudun organları gibiydi? Hani Tevhid birlik demekti? Hani din kardeşliği biyolojik kardeşlikten önce gelirdi? Hani Allah kenetlenmiş bir bina gibi saf tutarak çarpışanları severdi? Yoksa Üsve-i Hasenemiz, en güzel örneğimiz, Efendimiz’in (s.a.v) : “safları sıklaştırın şeytan aranızda kara bir keçi gibi dolaştı” uyarısını sadece namazdaki saflar için bir uyarı olarak mı anladık.

Doğrusu buraya kadar yazdıklarımı bundan tam bir sene önce bir Suriyeli muhacir kızın çadır kentte okuduğu ve ekranlarda izlediğim şiiri üzerine hissiyatımı paylaşmak üzere kaleme almıştım.  Maalesef görünen o ki halimiz bir sene öncesine göre daha da kötüleşmektedir.. Bilad-ı Şam’ın en nezih şehirlerinden Haleb gözlerimizin önünde yok olup giderken “İnsanlığımızı” sınamak ver sorgulamak gerekmeyecek midir?

Elbette Haleb orda, amma İnsanlığımızın Arşını İmanlarımızı hapsettiğimiz sinelerimizde “yük” olarak durmaktadır.

Karanlığa gömülen, geçmişi, tarihi, kökleri yok edilen, bebekleri soğuktan donan, insanları doktorsuzluktan tekerlekli sandalyede can veren, yiyecek ekmeği, içecek suyu, yaralarına sürecek ilacı bulunmayan Haleb  şuracıkta dururken bizi rahatsız etmeyen bir İmanımız varsa Allah korusun o İman elbette sinelerimizde yüktür.

Bir şeyler yapalım!

Fırkalarımızın, mezhep ve meşreplerimizin, bize hiçbir fayda sağlamayacağı apaçık gerçekle, (hesap günüyle) karşılaşmadan bir şeyler yapalım. Belki hesabı kolay verebilenlerden oluruz. Elbette fırka, mezhep ve meşreplere mensubiyetini Dininin önüne geçirenlerin bu meseledeki sorumluluğunu Yüce Yaradan’ın bildiğine ve hesabını soracağına İmanımınız tam ve onlardan şikayetçiliğimiz bakidir.

Ne yapalım?

“Halep'te insanlık ölmesin”  diyelim başlayalım. Sesimizi yükseltelim, mazlumlara umut olan Anadolu’nun ağırlığını hissettirelim. Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı’nın  başlattığı kampanya ve de çığlık [1] sadece bir nefestir. Herkesin derneği, vakfı, cemaati ve cemiyetinin organizesi ile bu yangına su taşıması lazımdır. Yoksa vallahi hesabı veremeyiz. Ateş bize dokunur. İslam ülkelerinin liderlerinin bütün önyargılarından uzak bir şekilde bu coğrafyada kan akmaması için her türlü işbirliğini yapmalarının zamanı çoktan geçmiştir. Allah bizi bunun daha da gecikmesinin doğuracağı kahırdan korusun. AMİN

Son söz niyetine;

Konforlu bir öte dünya için bu dünyanın konforundan vaz geçebilmeyi bilmek lazımdır.

Vesselam.

09 Aralık 2016

Mersin

Not: Bu yazının ilham kaynağı olan Suriyeli Muhacir kız ve ailesinin sağlık ve selameti duam ve temennimdir


[1] http://www.diyanetvakfi.org.tr/tr-TR//site/icerik/halep-te-insanlik-olmesin--asil--3023

 

 

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Sözleşmeli imam
KAMUOYUNA DUYURU; DİYANET SENE ,TÜRK DİYANET VAKIFSENE, DİNBİRSENE, DİVASENE ÇAĞRI; REFERANDUM ÖNCESİ
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.com | http://diniajans.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.