www.camises.com.tr
PLASTİK RAHLE

Diniajans.com

Video Galeri
Foto Galeri
Web Mobil
HASAN REKLAM-2
Bu haber 5607 kez okundu. | Kategori : SENDİKALAR
Haberin Tarihi :   19 Aralık 2016 - 15:27

17.12.2016 Sabahı Kayseride Vuku Bulan Terör Olayını Kınadı.

Büyüt
Küçült
17.12.2016 Sabahı Kayseride Vuku Bulan Terör Olayını
Cennet vatanımız bizlere bedeller ödenerek emanet edilmiştir. Ne mutlu bizlere ki toprağı sıkılınca şehit kanı fışkıracak bir vatanın sahibiyiz.

17.12.2016 Sabahı Kayseride Vuku Bulan Terör Olayını Kınadı.

 Genel Başkan Çopursuz’un açıklaması:

 Cennet vatanımız bizlere bedeller ödenerek emanet edilmiştir. Ne mutlu bizlere ki toprağı sıkılınca şehit kanı fışkıracak bir vatanın sahibiyiz. Her taşını kutsal bilip ezanların ebedi üzerinde okunacağı bir İslâm beldesindeyiz. "Vatan sana canım feda “diyen civanmertlerin harman olduğu ülkedeyiz. Gencecik evlâdı şehit olarak geldiğinde; "Vatan sağ olsun" diyen anaların, babaların evlatlarıyız

 Dün İstanbul şehitler tepesi, bugün Kayseri. Ancak unutulmamalıdır ki, ağaçlar dâhil tüm canlıların büyümesi için "SU" ne kadar önemli ise, vatanımızın ve devletimizin güçlenerek yoluna devam etmesi için de şehit kanı o kadar önemlidir. 80 milyon vatan evlâdı vatan uğrunda canını seve seve vermeye hazırdır.

Bu vesile ile bu sabah Kayseri’de vuku bulan hain saldırıyı şiddet ve nefretle kınıyor şehitlerimize Allah Teâlâ’dan rahmet yaralılara acil şifalar ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.

Terör ve teröristlere karşı yapılacak olan en güzel karşılık, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmekle mümkün olacaktır.

  Mustafa ÇOPURSUZ

 Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve

 Diva-Sen Genel Başkanı

 

BİR DEĞİL BİN DEFA DÜŞÜNELİM. NEDEN BU HALLERE GELDİK?
Bireylerin sık aralıklarla kendilerini, muhasebe edip yargılaması gelecek adına daha sağlıklı adımlar atmasının yollarını açar. Bilinçli fertlerin oluşturdukları topluluklar ve o toplulukların oluşturduğu millet dolayısıyla devlet'te hem sağlıklı olur hem de istikbali güvenli olur. Her şeyden önce bireyler kendi kültürlerine aşina olup canı pahasına mensubu bulunduğu milleti ve coğrafyayı aziz bilmek durumundadır. Zira 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin yaşamadığı sıkıntı kalmamıştır. Kuruluşunun üzerinden 93 yıl geçen milletimizin ve devletimizin yaşadığı badireler yaşından daha fazla ve daha çeşitlidir. Kuruluşunun hemen başında, müstemleke devletlerin intikam duyguları karşısında mücadele etmek zorunda kalmıştır. Dünya savaşlarından yeni çıkmanın vermiş olduğu olumsuzluklar, ekonomide kendi kendisini doyuramayan ve eğitim alanında sıfır denilecek kadar geri durumda olan bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Adeta karantinaya alınmışçasına dört bir tarafı kuşatılmış bir ülke. Bulunduğu coğrafi konumundan dolayı jeopolitik ve jeostratejik yönü itibariye bölünüp parçalanmak istenen bir ülke.  Ayrıca, mensubu bulunduğu milletin öz benliklerine ve kültürüne yabancı siyasetçilerin kültür düşmanlıkları neticesinde ait oldukları fraksiyonlar doğrultusunda ülkeyi yönetme arzuları da kulak ardı edilmeyecek gerçeklerdir. Irkçılığın vermiş olduğu hezeyanlarla ezanın aslını değiştirmek suretiyle yurt genelinde infialler oluşturmak, Kur'an-ı Kerimin okutulmasını ve okunmasını yasak edip Kahraman Türk Askerlerini bu yönde baskı unsuru olarak kullanmak... Sürekli intikam duygusu içerisinde olan haçlı gruplarının ikiyüzlülüklerine kanıp düşmanların dost, dostların düşman kabul edilmesi... Devlet yönetimini habis ruhlu grupların ablukasına teslim etmeler... Sivil idarelerin hâkimiyetlerinin zayıflamasından dolayı arada bir askeri darbelerin yönetime el koymaları...  Diğer taraftan, süfli emellerini gerçekleştirmek isteyen emperyalist güçlerin etkisi ve organizeleri ile, kardeşi kardeşe vurdurmak, yok ettirmek için sahnelenen oyunlar. Sağcı-solcu, alevi-sünni, Kürt-Türk ayrıştırmaları vs.vs... Kısacası, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulduğu gönden bu ana dek yaşatılan tüm problemlerin temeline inip neden sorusunun cevabını bulmamız gerekmektedir. Filhakika ülkemize yaşatılan acıların üstesinden,  80 milyon aziz vatan evlatlarının milli birlik ve beraberliğe sımsıkı bağlanmasıyla gerçekleşecektir. Pekâlâ, serzenişinde bulunduğumuz bu nahoş durumlara nasıl gelinildi? Bu soruyu kendi kendimize soralım ve yaşadıklarımızı irdelemeye çalışalım.
A- Türkiye Cumhuriyeti Devleti benimsenemedi. Önemli kesimlerin mensubu bulundukları veya benimsedikleri dünya ideolojileri cennet vatanımızı ve necip milletimizi sevdirmedi. Şöyleki; Sol fikir sahiplerinin önemli kısmı, sistem olarak yaşamadıkları fakat özlemi içerisinde oldukları doğu bloklarının hayranlıkları ile büyüdüler. Hatta öyle hal aldı ki, Türk bayrağı yerine oraklı-çekiçli Rus bayrağını kutsal kabul ettiler. Özellikle 1982 yılından önce bazı illerdeki kalelerden Ay-Yıldızı bayrak indirilerek yerine kızıl bayraklar asıldı. Hürmete layık onca Müslüman Türk büyüklerimiz var iken, marksist ve lenin resimlerine hayranlıklar beslendi onların düşünceleri doğrultusunda savaş verildi. Cennet vatanımızda mutlu olamayacaklarını düşünenler, fikir babalarının ülkelerinde yaşamanın özlemini çektiler. Özellikle Avrupa ülkelerine sığınmacı olarak gidenler, ülkemizi karaladılar ve bu yolla kendilerini o ülkelere kabul ettirdiler. Sonuç olarak kendi ülkesinin mutluluk ve refahından daha ziyade, ideolojisini benimsediği ülkelerin menfaatini düşündüler.  
B- İslam Dininde yozlaşma. İslam tarihinde iki ordu unutulamaz, hatta söz konusu iki ordu dışında üçüncü ordu gösterilemez ki, bulundukları yerlerden çıkıp kıtalar ötesi de Allah Teâlâ’nın ismini duyurmak için gitmiş olsun. Hz.Muhammed (SAV) Efendimiz ile Müslüman Türk ordusundan bahsediyorum. Zira veda hutbesi içtimaında rivayete göre 124 bin sahabe efendilerimize irad edilmişti meşhur veda hutbesi. Lakin şuan Mekke ve Medine’de metfun bulunan sahabe kabrinin sayısı on bin civarında. Pekâlâ, nerede diğerleri? Evet, dünyanın dört bir tarafına gitmişler Dini-i Mübin-İ İslam için, hem de ana-baba, çoluk-çocuk, ev ve barklarını geride bırakarak. Aynı şekilde yine bakıyoruz Müslüman Türk askeri de Efendimiz (SAV)'in ve O'nun ashabının yolunu takip etmiş ve Atlas Okyanusuna kadar ilerlemiştir. Diğer taraftan bu şanlı geçmişe sahip olan aziz vatan evlatlarının önemli kısmı, tarihinin her safhasında İslam dini ve Müslümanların baş belası İran cumhuriyetini ve onun mollalarını bağırlarına basmıştır. Allahu Ekber Humeyni rehber demişler ve iki ülke arasında savaş çıktığında İran tarafından yer alacaklarını üzerine basa basa söylemişlerdir. Hutbelerde Türk kelimesi ve Devlet kelimesinin kullanılmasını hazmedememişler, elhasıl İslam dinini özünden uzaklaştırmışlar ve tıpkı incil kitabının papazlar tarafından ayrıştırıldığı gibi tek olan İslam Dini metot ve öğretileri çoğaltılmış, içselleştirilmiş ve de kafa kesen ev bark yıkan yakan kafatasçılar türemiştir. Yani İslam dini yozlaştırılmıştır. Şu halde günümüzde Suriye'nin geldiği nokta ve İran'ın durumu ile ilgili serzenişte bulunan önemli kesimin bir değil bin düşünmesi gerekmektedir. Türk vatandaşı olduğu halde kendi medeniyet ve milliyetini özümseyememiş olan İran, Rus ve ABD hayranlarının da bir değil bin düşünmesi gerekmektedir İçimiz kan ağlıyor. Bunun sebebini yine kendimizden arayıp tek çözüm yolunun bu vatanın ekmeğini yiyip ve bu vatanda yaşayan herkesin Milli Birlik ve Beraberlik ruhuna sahip çıkmakla mümkün olacağına inanıyorum. Saygılarımla
Mustafa ÇOPURSUZ Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve  Diva-Sen Genel Başkanı 


TERÖR ÖRGÜTLERİ HİÇBİR ZAMAN HEDEFLERİNE ULAŞAMAYACAK!

 

Otuz yılı aşkın süredir her türlü gayri insani alçaklığı sergileyen terör örgütü bugün yine ancak kendisi gibi korkak kalleşlerin sindirebileceği bir yolla "Canlarımıza kıydı" Bu kadar senedir başta haklarını savunduğu iddia ettiği insanlar olmak üzere zaten fazlasıyla acıya doymuş olan bu coğrafyaya kan ve gözyaşından başka ne getirdi? Kendi hanesine lanet ve nefretten başka ne yazdırdı? Tarih;  şer odakların, gizli teşkilatların, sapkın ve zalim üst akılların(!) maşası olup sonra adi bir paçavra olarak kenara fırlatılan örgütlerle dolu.  Aynı akıbet bu meşum yapıyı da beklemektedir.

 

Ölümün bile yorulduğu bu topraklarda hakkı savunan ve doğrudan işgale kalkışılamayan tek memlekete boyun eğdiremeyen emperyalist güçler, bu hazımsızlıklarını giderme adına böyle caniliklere tevessül  ediyorlar. Unutamıyorlar Niğbolu'yu, Mohaç'ı, Çanakkale'yi ve en son 15 Temmuz'u. Sindiremiyorlar, akıl erdiremiyorlar.... ve çıldırma raddesinde, böyle hain asalıklarla intikam kusuyorlar kendilerince. Lakin hala anlayamadıkları bir husus var; Bu millet, vatan, bayrak, ezan uğruna can vermeyi minnet bilmiş; o sebepten gül bahçesine girercesine şehadete gönül vermiş.

 

"Allah yolunda öldürülenlerin diri olduğu" ilahi fermanına hasbiyane inandığından adanmış bin yıldır her şer akının karşısına. Çok olanın, güçlünün değil; son noktada hakkın üstün geleceğine itimadından ötürü.

"Ulusun, Korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar" demiştir Akif'imiz.

Bizim onlarca tecrübemize, tarih bilgimize, hissiyatımıza dayanan bir inancımız var: Şayet Milletimiz, yine Milli Şairimizin ifadesiyle:

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;"

Toplu vurdukça yürekler onu sindiremez.

Desturuyla hareket edebilirse alt edemeyeceğimiz (Allah'ın izniyle) güç yoktur.

 

Sözlerimi bitirirken menfur patlamada şehit olan Anadolu'nun yüzü gibi gönlü de ak pak olan fidanlarına rabbimden rahmet diliyorum. Kederli yakınlarına başsağlığı ve sabırların en güzelini temenni ediyorum. Yoğun bakımda olan ve Yaralılarımızın "Şafi " ismiyle şifayab olmalarını umuyorum.

 

Rabbim âlem-i İslam'da ve memleketimizde cirit atan hıyanet ve fesat peşinde olan zalim ve hainleri "Kahhar " ismi şerifinle kahreyle! Birlik ve dirliğimizi daim eyle! Bizlere şuur ve ittifak nasip et! AMİN.....

 

Murat UZBEK

Diva-Sen Genel Başkan Yrd.

 



Sayfayı Yazdır
Print Friendly / PDF
Sosyal Paylaşım
Google
Etiketler :
İsim Soyisim :
E-Mail :
UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Uyarı
Güvenlik kodu :
Bu habere ilk yorumu siz yapın.
DİĞER HABERLER
İHBAR
YAZAR GİRİŞ
Son Yorumlar
Kasım oğan
Üstadım kalemine yüreğine sağlık.
Deftere Yaz
Ziyaretçi Defteri
Düşünce ve Önerilerinizi bizimle paylaşın.
Foother
SOSYAL MEDYA
Facebook Twitter RSS Sitemap
"Diniajans.com | http://diniajans.com/"   Tum Hakları Saklıdır. © 2016 - 2017
Diniajans Haber Sitemiz hiç bir Resmi Kuruluşun Yayın Organı değildir.Tamamen Özerktir. Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.